Anahtar kelime araştırması, müşterilerinizin ihtiyaçlarını arama kutusuna hangi sözcüklerle yazdığını bulma işidir. İşletme sahibi olarak kendi sektörünüzün terimlerini kullanırsınız; müşteri ise çoğu zaman günlük konuşma diliyle arar. Aradaki fark, sitenizin bulunmasını engelleyebilir.
Müşterinin dilini dinleyin
En iyi kaynak, müşterilerin size zaten sorduğu sorulardır. Telefonda, WhatsApp’ta ve mağazada tekrar eden soruları bir listeye yazın. Her soru bir arama niyetidir ve bir sayfa ya da yazı konusu olabilir.
Sonra Google’da kendi hizmetinizi aratın. Arama kutusunun tamamlama önerilerine, sayfanın altındaki ilgili aramalara ve “insanlar bunu da sordu” bölümüne bakın. Bunlar ek araç gerektirmeyen, doğrudan gerçek kullanıcı davranışından gelen ipuçlarıdır.
Her sayfaya tek bir birincil kelime seçin
Bir sayfada her şeyi anlatmaya çalışmayın. Sayfanın ana konusunu tek bir ifadeyle belirleyin ve başlıkta, ilk paragrafta ve sayfa adresinde doğal biçimde geçirin. Yakın anlamlı ifadeleri gövde metninde kendiliğinden kullanın; aynı kelimeyi zorla tekrarlamak okunabilirliği bozar.
Bir kelimenin kaç kişi tarafından arandığını gösteren sayılar tahminidir; kesin kabul etmeyin. Daha önemlisi niyettir: “fiyat” arayan biri satın almaya yakın, “nedir” arayan biri öğrenmeye başlamıştır. İçeriğinizi bu niyete göre yazın.
Bu çalışmayı yılda bir kez değil, yeni hizmet eklediğinizde ya da müşteri sorularında değişiklik fark ettiğinizde yenileyin. Küçük bir tablo yeterlidir: kelime, niyet, ilgili sayfa. Eksik sayfa varsa listede hemen görünür.
Rakiplerinize de göz atın. Sektörünüzdeki iyi bilinen birkaç sitenin sayfa başlıklarını ve ara başlıklarını inceleyin; hangi konulara değindiklerini, neyi atladıklarını görün. Amaç kopyalamak değil, boşluğu bulmaktır. Rakibin anlatmadığı ama müşterinizin sorduğu bir konu, sizin için en değerli yazı fikri olabilir. Küçük adımlarla ilerleyin, yaptığınız her değişikliği bir yere not edin ve sonuçları sakin biçimde izleyin. Emin olmadığınız bir konuda yardım istemek her zaman daha ucuzdur.